Yazan: Himmet KAYA
Geçtiğimiz Cuma günü Ataşehir, hem manevi hem de kentsel anlamda önemli bir açılışa ev sahipliği yaptı. Yeniden inşa edilen Örnek Mahallesi Merkez Camii, devletin zirvesinin katılımıyla ibadete açıldı. Ancak ne acıdır ki; ilçesine yapılan bir hizmetin açılışında, devletin Cumhurbaşkanını ve bakanlarını ağırlayan bir belediye başkanının sergilediği devlet adamı vakarı, sığ bir dedikodu çarkının dişlileri arasında öğütülmeye çalışıldı.
Siyasetin kutuplaştığı, nezaketin yerini sert polemiklere bıraktığı bir dönemde; Ataşehir Belediye Başkanı Onursal Adıgüzel’in protokol gereği orada bulunması, bazı art niyetli çevreler ve sosyal medya trolleri tarafından saf değiştirme senaryosuna dönüştürüldü. Oysa mesele çok basit ve bir o kadar da derindi: Devletin birliği ve protokolün gereği.
Bir ilçeye devlet büyüğü geldiğinde, o ilçenin mülki ve yerel idarecilerinin karşılamada bulunması bir tercih değil, köklü bir devlet geleneğidir. Onursal Adıgüzel, sadece seçilmiş bir başkan olarak değil, Ataşehir’in ev sahibi olarak orada bulunarak bu geleneğe sahip çıkmıştır. Bu durumu bir “transfer” hikayesine yormak, en hafif tabiriyle siyasi bir cehalet, en ağır tabiriyle ise bilinçli bir itibarsızlaştırma operasyonudur.
Onursal Adıgüzel’i tanımayanlar için hatırlatmakta fayda var: Karşımızda Cumhuriyet Halk Partisi’nin mutfağında yetişmiş, gençlik kollarından bugüne partinin her kademesinde emek vermiş, ideolojisini çocukluğundan bu yana özümsemiş bir isim var. Bugün CHP’nin Ataşehir’deki temsilcisi ve Belediye Başkanı olan Adıgüzel’in sadakatini sorgulamak, onun siyasi geçmişine ve mücadelesine haksızlıktır. Trollerin bu çirkin dedikodularla yapmak istediği aslında bellidir: Devlet adamlarını kalıplara hapsetmek, onları halkın ve devletin ortak paydalarından soyutlayarak yalnızlaştırmaktır.
Nitekim Onursal Adıgüzel, Gazeteci Barış Yarkadaş aracılığıyla bu kirli iddialara en net cevabı, kelimelerini hiç eğip bükmeden vermiştir:
“Bu iddiaları ben de sosyal medyada görünce gülüp geçtim. Benim AK Parti’ye geçişim söz konusu bile değil. Ne AK Parti’nin böyle bir teklifi var ne de benim böyle bir düşüncem var. Bu iddiaları kesin ve net bir dille yalanlıyorum. Ben CHP’liyim ve öyle de kalacağım. Bugünkü olaya dönersek… Bugün Ataşehir Örnek Mahallesi Merkez Camii yeniden inşa edildikten sonra ibadete açıldı. Sayın Cumhurbaşkanı ve sayın bakanlar da açılış için ilçemize geldi. Ben de protokol usulleri gereği sayın Cumhurbaşkanını karşıladım, namaza da icabet ettim. Buradan nasıl bir transfer hikâyesi çıkarıldı anlamak zor. Bir belediye başkanının devlet büyüklerini karşılaması ve uğurlaması kadar doğal bir şey yoktur.”
Adıgüzel’in bu sözleri, aslında Türkiye’nin özlediği o normalleşme ve devlet terbiyesi mesajıdır. Bir belediye başkanının ilçesine gelen hizmeti sahiplenmesi, cami açılışında halkıyla saf tutması ve devletin makamına saygı göstermesi onu partisinden koparmaz; aksine temsil ettiği partinin kapsayıcılığını ve devlet yönetme ciddiyetini gösterir.
Sosyal medyanın tozlu bulutları arasında Onursal Adıgüzel üzerinden yaratılmaya çalışılan bu suni gündem, başkanın dik duruşuyla dağılmıştır. Unutulmamalıdır ki; protokol kuralları siyasi rozetlerden bağımsızdır ve devletin itibarı, bu nezaket kurallarının işletilmesiyle korunur.
Ataşehir’e hizmet için yola çıkan, partisinin ilkelerinden taviz vermeden devletine saygıda kusur etmeyen bir başkanı “transfer” yalanlarıyla yıpratmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Onursal Adıgüzel’in de dediği gibi: Bir belediye başkanının devlet büyüklerini karşılaması kadar doğal bir şey yoktur ve bu doğallığı kirletmeye kimsenin gücü yetmeyecektir.
Saygılarımla.